İngilizler Fethullah Gülenle Müslüman Kardeşleri vurdu!

Ömer Çelik Dönmez
Yazar : Ömer Çelik Dönmez
Email : omurcelikdonmez@hotmail.com
Makale Tarihi : 10 Nisan 2014 Perşembe 14:55
Okunma Sayısı : 1328 Kez
  Yazarın Tüm Makaleleri

Mart başında Suudi Arabistan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri büyükelçilerini Katar'dan çekmeye karar verdi. Bu ülkeler Katar'ı kendi iç işlerine karışmakla suçluyor. Zira popülist İslami nitelikler taşıyan Müslüman Kardeşler'i kendi otoriter egemenliklerine bir tehdit olarak algılıyorlar. Suudi Arabistan bir süre önce Müslüman Kardeşler'i terör örgütü ilan etti. Bu kararı Ortadoğu uzmanı Josef Janning şöyle yorumluyor: “Suudiler Katarlıların politikasında hız kesmesini istiyor.

Katar küçük ve kırılgan bir yapı taşıdığı için. Katar'ı mevcut çizgisine sıkı sıkıya bağlı kalması halinde abluka uygulamakla tehdit bile ettiler. Cepheler nispeten daha da keskinleşti.” Mısır’da Müslüman Kardeşler’in 529 üyesi mahkeme tarafından üst düzeyde bir güvenlik görevlisini öldürme, karakola saldırma ve diğer şiddet eylemleri nedeniyle ölüm cezasına çarptırıldı. Mısır'da, darbe karşıtı 528 kişiye idam cezası verilmesi, Müslüman Kardeşler Teşkilatı tarafından "İhvan'ı yok etmeye yönelik yeni bir operasyon" şeklinde değerlendirildi.

Mısır’da Müslüman Kardeşler’in lideri Muhammed Bedii ile yaklaşık 700 üyesi cinayet ve şiddeti kışkırtma dâhil çeşitli suçlardan mahkeme önüne çıktı. Minya kentindeki aynı mahkeme bir kaç gün öncede Müslüman Kardeşler’in 529 üyesini idama mahkûm etmişti. İlk mahkemenin iki günde sonuçlanması uluslararası eleştirilere yol açtı. Mısır'da yürürlükte olan yasal uygulamaya göre, tüm idam kararları ülkenin Baş Müftüsü Ali Guma'nın onayına sunuluyor. Baş müftülük makamının görüşü alındıktan sonra yeniden toplanan mahkeme heyeti nihai kararını veriyor.

BM insan hakları yüksek komiserliğinin sözcüsü Rupert Coville, Cenevre’de yaptığı açıklamada 529 sanık hakkında iki günde karar verilmesinin adil yargılanma sürecinin öngördüğü temel şartları yerine getirmediğini belirtti. Colville davada uluslararası insan hakları hukukunun ihlal edildiğini de söyledi. California Üniversitesi antropoloji profesörü Saba Mahmut, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada Mısır’da adil yargı düzeni olmadığını vurgularken mahkeme kararını “gülünç” olarak tanımladı.

Tamda bu kararın verildiği gün, Arap dünyasının önde gelen gazetesi Şarkul Avsat, Fethullah Gülen ile gündemdeki konuları değerlendiren özel bir röportaj yayınladı. Londra merkezli gazete, Gülen’le yaptığı mülakatın ilk bölümünü “İslam ve demokrasi barış içinde yaşayabilir” başlığıyla verdi. Gazete, ”Büyük Türk -İslam âlimi ve davetçisi” şeklinde tanımladığı Gülen’in “Yeteri kadar cami ve mescit var; okullar açmalı” sözlerine de dikkat çekti.

Röportaj sunumunda, “Gülen’i eleştirenler, Hizmet Hareketi’nin 160 ülkeye yayılmış 2000’den fazla özel eğitim kurumlarıyla Türkiye’yi İslamlaştırma gibi gizli bir gündeminin olduğuna inanmakta. Ancak birçokları Hareket’in bir örgüt ve resmi üyeliğinin olmadığını, Gülen’in siyasal İslam değil, Sünni-Hanefi mezhebinin hoşgörü, insanlık ve müspet bilimlerin temsilcisi olduğuna inanmaktalar.”denildi. İngiliz gizli servisinin algı yönetmedeki başarısını ve İslam dünyasına yönelik bilinç yıkma/yıkama operasyonuna, Fethullah Gülen’in alet ve malzeme olması gerçekten düşündürücü.

Şarkul Avsat, Fethullah Gülen Hocaefendi ile yaptığı özel röportajın ikinci kısmını yayınladı. Fethullah Gülen’in; “Dini siyasi ideoloji olarak görmek, ona yapılabilecek en büyük ihanettir.” sözleri manşete çekiliyor. Londra merkezli gazete, röportajın son bölümünü “İran, millî (Pers) hedeflerini gerçekleştirmeye çalışıyor” üst başlığı ile verdi. Gazetenin birinci sayfasında yan manşet olarak verilen röportaj, “İslam’ı siyasi bir ideolojiye indirgemek ihanettir” başlığı ile okuyuculara sunuldu.
Röportajın takdim yazısında Gülen’in “Zaman gösterdi ki Suriye ve İslam dünyasının tanınmış âlimlerinden merhum Sait Ramazan El-Buti, Suriye devrimine karşı takındığı tavrında haklıydı” sözlerine de vurgu yapıldı. Böylelikle kamuoyu, Fethullah Gülen ve takipçilerinin Suriye olaylarına, Baas rejimine nasıl baktıklarını birinci ağızdan öğrenmiş oldu. İlginç olan Gülen’in kendisini haklı çıkarmak için, Seyyid Ramazan El Buti’yi örnek göstermesi.

Oryantalist söylemin etkisi altında kaldığını saklamadan açıklamalarını sürdüren Fethullah Gülen; “İslam tarihinde çoğu kez ataerkil, siyasi, milliyetçi ya da devletçi yorumlar dinî yorum kılıfı altında ya da öyle zannedilerek takdim edilmiştir. İslam'ın radikal yorumlarından kastınız şiddet boyutu ise, maalesef Sünni olsun Şii olsun, şiddeti, zorlamayı bir tebliğ ve dava aracı olarak gören Müslümanlar yeni ortaya çıkmadı, hep vardı.” diyerek, Haçlı dünyasının İslam âlemine yönelik komplolarını örtbas ediyor, adeta batı dünyasını aklamaya çalışıyor.

Fethullah Gülen’in sözlerine denk düşen ve adeta onu doğrulayan bir yorumda Ortadoğu Uzmanı Gerald Butt’dan geldi. Ortadoğu Uzmanı Gerald Butt, sömürge sonrası dönemde Fas'tan Körfez ülkelerine birlik hayali kuran Araplar'ın, bugün mezhepten ideolojiye birçok alanda bölünmüş haline nasıl geldiğini belirtti.

ABD ve Avrupa medyası tarafından İslam dünyasındaki emperyalizm karşıtı İslami hareketlere panzehir muamelesi çekilen ve bu misyonu abartılı şekilde takdim edilen Fethullah Gülen bunları söylerken, İslam dünyasında Müslüman Kardeşler üyelerine ve liderlerine verilen cezalara tepkiler sürüyor. Lakin Fethullah Gülen’in adet olduğu üzere, Mısır’daki bu zulme karşı çıkan eleştiren bir beyanatına rastlamak mümkün değil. Hazır Şarkul evsat ayağına kadar gelmişken, Müslüman Kardeşlere destek mesajı verebilirdi, vermediğine göre kendisine biçilen kaftanı giymeye çoktan razı demektir.

Mısır'daki darbe karşıtı Ulusal İttifak, Kuveyt'te düzenlenecek Arap Birliği Zirvesi öncesi liderlere, "tutumunuzu gözden geçirin ve Mısır halkının tarafında olun" çağrısında bulundu. Darbeyi Ret ve Meşruiyete Destek İçin Ulusal İttifak Hareketi tarafından Arap Birliği Zirvesi'ne katılacak liderlere yazılan açık mektupta, "Arap Birliği'nin, Arap uyanışına karşı ümmetin düşmanları tarafından gerçekleştirilen komplolar karşısındaki umursamaz tavrı, bu coğrafyayı volkan yerine çevirecek" denildi. Avusturya Dışişleri ve Uyum Bakanı Sebastian Kurz, Mısır’da 529 İhvan üyesi için verilen idam kararını sert ifadelerle eleştirdi. Kurz, ‘‘Mısır’ı bu kararı tekrar gözden geçirmeye ve kararı adalete uygun bir şekilde düzeltmeye çağırıyoruz.’’ dedi. Adaletin idam cezasıyla sağlanmayacağı söyleyen Kurz, ‘‘İnsan haklarına ağır bir saldırı olan bu girişim, ne adalete ne de emniyete hizmet ediyor.’’ ifadesini kullandı.

Siyasiler, ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, Mısır'da darbe karşıtı 529 kişiye "şiddete teşvik" suçlamasıyla idam cezası verilmesine tepki gösterdi. BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Genel Sekreter Ban Ki-Mun’un üye ülkelerden, BM Genel Kurulu'nun 2007'de kabul ettiği ölüm cezalarının infazının ertelenmesi kararına uymalarını istediğini söyledi. Farhan Haq, basın brifinginde AA muhabirinin, Mısır'da 528 kişiye idam cezası verilen davaya ilişkin Genel Sekreter'in tutumunu sorması üzerine yaptığı açıklamada, dava sürecine ilişkin bilgileri incelemekte olduklarını kaydetti. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf, günlük basın brifinginde, Mısır’da darbe karşıtı yüzlerce kişiyi idam cezasına çarptırılmasını eleştirdi.

Yorum yapmak için lütfen sisteme üye girşi yapı

Üye Olmak İçin Tıklayın | Üye Girişi

Çok Okunan Makaleler